Midilli'ye Yolculuk bir Eylül günü Dikiliden gemi ile başladı.
Adaya yanaşırken tam gün batımında çok güzel fotograflık manzaralar vardı. Gemiyi takip eden uçan kuşlar ve Işıklı bir liman ! Gün daha ağırmamış ama Mitilini'de ışıklar da yanmaya başlamışdı . Mitilini adanın en büyük yerleşim yeri. Biz ada için Midilli ismini kullanıyoruz ama adanın asıl adı Lesbos.
Fotografların çoğunu kuzeydeki diğer büyük yerleşim yeri olan Molyvos'da çektik. Molyvos'un karşısına Türkiyede Baba Burun civarı denk geliyor. Molyvos'da yoga yapmak için Hariom Yoga ile eski bir türk konağında kalıyoruz. Buraya yoga yapmak için dünyanın değişik ülkelerinden pek çok insan geliyormuş. Molyvos'un tepedeki kalesi ile oldukça etkileyici bir görüntüsü var.
Fotograf çekmek içn adada neler neler yok ki? Mutlu ve tembel kediler, teraslı ve bol çiçekli beyaz boyalı evler, ahşap panjurlar ve kapılar, gün batışının değişik halleri, dalgalar ve çakıl taşları ile deniz kıyısı, yağmur bulutları ile gökyüzü, kahvede oturan yaşlı amcalar, yük taşıyan süslü eşekler ...
Her Yunanistan seyahatimde gördüğüm gibi Türklere sempati çok fazla, hatta buradaki köy kahvesinde otururken yan masadaki amcalar tarafından bize kahveler, uzolar bile ısmarlandı. Yıllar önce Türklerle yanyana evlerde yaşamışlar. Gençlik günlerini kahvenin duvarında asılı olan fotografları göstererek anlattılar.
Midillide mutlaka görülmesi gereken yerler, volkan nedeni ile fosilleşmiş orman ve Sappho'nun köyü olan Erasus. Skalası (her köyün deniz kenarındaki iskelesine skala deniyor) yan yana balıkçı lokantaları ve kafeler ile turistik bir yer. Adada yenen yemeklerin hepsi çok güzeldi ama Skala Skamnias'daki istakozlu spagetti özeldi. Oranın spesiyalitesiymiş.
Yunan adalarına fotograf açısından bakınca birbirine benzeyen konular var ama aslında hiç bir ada aynı değil.
Adalara seyahat etmenin sanki ayrı bir keyfi var.
"Ada" özgürlüğü, bağımsızlığı, ana karadan "izole bir dünya" olmayı simgeliyor. |