>
 
   
     
 
   
S. HALUK UYGUR S. HALUK UYGUR
 

FOTOĞRAF BİR HOMONGOLOS'DUR

       Homongolos; Reşat Nuri Güntekin'in "Bir Kadın Düşmanı" isimli romanının kahramanıdır.

Kocaman kafası, belirgin gözleri ve aşırı iri elleri olan iriyarı bir adamdır Homongolos. Görünüş olarak çirkin (!) olmasına rağmen, aşırı duygusal, mantıklı, çevresini etkileyip iyi yönde değiştiren, filozofik, güzel bir insandır.

Merak etmeyin! Bir fotoğraf sitesinde edebiyat anlatarak sizleri oyalamak değil niyetim. Hele ikinci mesleğim olan tıbbı anlatmayı hiç düşünmüyorum. Ama yine de tıbbın Noroloji dalında "Homongolos" denilen bir grafiğin çok kullanıldığını bilmenizi isterim.

Bu grafik, vücudun değişik organlarının beyinin kontrol merkezlerinde kapladığı alana göre çizilmiş bir insan resmidir aslında. Yani bir organ beyinde ne kadar yer kaplıyorsa, o oranda büyük veya küçük çizilerek, bir çeşit beyinsel aktiviteye göre oluşturulmuş insan portresidir. Bu portrede eller ve tıbbi olarak beyinin bir devamı olan gözler (tabi ki beraberinde yüz) en büyük elemandır. Bu bilimsel grafiğe baktığımızda insanoğlunun beyin- göz- el üçgeni içerisinde yaşamını sürdüren bir canlı olduğunu hemen anlayabiliriz. İnanın ki, Noroloji Bilimi'nin  çizdiği bu  Homongolos da, aynı Reşat Nuri'nin Homongolos'u gibi  duygusal ve güzeldir.

Bu yüzden; Beyinin (ve tabi ki onun simgelediği aklın), gözlerin (yani insanın görme biçiminin) ve ellerin (düşünceleri yaşama organize eden organın) içine girdiği ürünlerin güzel olduğunu ve sanat eserlerinin de bu üçlünün işbirliği ile oluşabileceğini düşünüyorum.

      Bu üçlünün eserlerin yaratılış sürecinde etkisi, sadece yaratıcının söz konusu organlarını yaratım süreci sırasında kullanmasında saklı değildir. "Fotoğraf "da konu yaptığımız insanların gözleri ve elleri neredeyse beyinlerinin içindeki düşünceleri ele verir. Yeter ki fotoğrafçı o anı yakalayabilsin!


Doğal değil midir ki; Madem beyin işlevini gözler ve eller vasıtasıyla yerine getiriyor, o halde biz fiilen görebildiğimiz gözler ve ellerden yola çıkarak, fiilen görünmeyen beyini (yani düşünceyi) anlatabiliriz.

Ben  "Fotoğraf"ın düşünce olduğuna inanıyorum.
Dikkat ettiyseniz "Fotoğraf" kelimesini tırnak içine alarak kullandım. Daha önceki yazılarımı okuyanlar bilir, ben görülüp çekilen görüntülerin dışında, içerisine düşüncelerin katıldığı, değiştiren fotoğrafları kastederken fotoğraf kelimesinin tırnak içerisine alınmasını önermiştim.

"Fotoğraf" düşünceyse eğer, gözler ve eller onun en önemli öğesi olmalı. Şekil olarak fotoğraf içerisinde kapladığı yerler büyük olmasa da, yerleştirildiği yerler ve yüklenen anlamlar açısından eller ve gözlerin yeri büyüktür.
Kısacası benim için "Fotoğraf" bir "Homongolos"dur.
Duygusal ve güzel.
Üstelik aklın ve görme biçiminin hakim olduğu.

Benim Homongolos'larım
S. Haluk Uygur
Yorumlarınızı Buraya Yazın
 
Gelen yorumlar...
 
Haluk Hocam;Gördüğüm ve/veya göreceklerim için...''Fotoğraf'' her geçen gün ELLERİMİ...GÖZLERİMİ...BEYNİMİ değiştiriyor...Yüreğinize sağlık...
KORAY ÖZÖZEN :: 2008-09-08 :: 17:15:19

 
.